Haberler

Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

10-09-2023

Yaşam için ilk yardım

İlk yardımın öncelikli amaçları yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak, hasta veya yaralının durumunun kötüleşmesini engellemektir. 2003 yılından bu yana her yıl Eylül ayının ikinci Cumartesi günü “Dünya İlk Yardım Günü” olarak 188 ülkede aynı anda kutlanmaktadır.  Her yıl değişik bir tema ile sorunlara dikkat çekmeyi amaçlayan Dünya İlk Yardım Günü'nün bu yılki teması “Dijital Dünyada İlk Yardım: Herkese, Her Yerde Her Zaman Ulaşın” olarak belirlendi. Kocaeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Serap Arsal ile ilk yardımın ve ilk yardımcının önemi, dijital mecraların ilk yardıma etkisi üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

 

Öncelikle ilk yardım nedir? Dünya İlk Yardım Günü her yıl ne amaçlı kutlanmaktadır?

İlk yardım, bir kaza anında hastanın durumunun kötüleşmesine engel olmak için, hayatta kalma şansını arttırmak ve çevre koşullarındaki ekipmanlarla, tıbbi gereç ve ilaç olmadan yapılan her türlü girişimdir. Bu sene 21.’si kutlanan “Dünya İlk Yardım Günü” 2003 yılından beri her yıl kutlanıyor. Bu günün en büyük amacı farkındalığı ve gönüllü ilk yardımcı sayısını arttırarak ilk yardımın önemine vurgu yapmaktır.

 

İlk yardımın ve ilk yardımcının öneminden biraz bahsedebilir misiniz?

İlk yardım gerektiren durumlar sadece basit vakalar olmuyor maalesef. Komplike vakalar, ağır vakalar yani kalp durması gibi, kalp krizi gibi ya da büyük travmalarla karşı karşıya kalınabiliyor. Bu gibi durumlarda olay yerine ambulans ekiplerinin ulaşması için 9 dakika gibi bir kritik süremiz var. 9 dakika ilk yardım için önemli bir süre, 9 dakikada eğer beyne oksijen gitmezse beyin ölümü gerçekleşiyor. Yani biz zannettiğimiz gibi aslında kalbimiz durduğu anda ölmüyoruz, yaklaşık  bir 9 dakika daha beynin çalışması devam ediyor. Eğer bu 9 dakika içerisinde hastaya doğru müdahalede bulunulursa hasta hayatta kalabiliyor. Genelde 112 ekipleri yaklaşık 9 dakikada ulaşabiliyor vakalara. Ama bu durum her zaman her yerde geçerli olamıyor, bazı durumlarda gecikme yaşanabiliyor. İlk yardımcının önemi de burada devreye giriyor aslında. Olay anında ilk yardımcı, 112 ekibinin yapması gereken hayati görevleri gerçekleştiriyor, hastanın hayatta kalmasını ve sekelsiz bir yaşam sürdürme şansını arttırıyor böylelikle.

 

İlk yardım konusunda doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Direkt aklımıza gelen şey aslında kısmi tıkanmalar dediğimiz kişinin soluk borusuna bir şey kaçtığı zaman hemen sırtına küt küt vurulması. Bu çok ciddi bir hata. Bu durum tam tıkanmalara sebep oluyor çünkü. Kısmi tıkanmalarda hastayı sadece öksürmeye teşvik etmemiz lazım. Öksürerek o cismi dışarı atabilir ama onun sırtına vurduğumuz zaman cismi daha da aşağıya indiririz. Bu da tam tıkanmaya sebep olabilir. Veya sara nöbeti geçiren kişinin koluna bacağına bastırılması. Bu da çok ciddi bir hata. Bizler bilmeliyiz ki böyle bir durumda hastayı mutlaka yan çevirmeli ve sırtından desteklemeliyiz. Asla kolunu bacağını bastırmamalıyız çünkü bunun hastaya hiçbir faydası olmaz. Oysa yan çevirmek, sırtını destekleyivermek hastanın hayatta kalma şansını arttırır. Veya yanıkların, evde oluşan güllerinin patlatılması üzerine diş macunu, domates vesaire öyle şeyler sürülmesini söyleyebilirim, bunlar da hatalı şeyler. Halk arasında doğru bildiğimiz yanlışlardan bir kaç tane örnek bunlar, bunun gibi örnekler daha da arttırılabilir.

 

İlk yardım bilmeyen insanlar ilk yardım gerektiren bir durumda ne yapmalıdır?

Hastanın durumu belirlendikten sonra ilk müdahale sakin ve hızlı şekilde olmalıdır. Ama olay yerinde ilk yardım bilmeyen kişiler varsa asla hastaya dokunulmamalı, yerinden kıpırdatılmamalıdır En kısa sürede 112 aranıp, ilk ve acil yardım ekiplerine konu hakkında bilgi vermeleri gerekir. Ezbere, bilimsel temeli olmayan hiçbir ilk yardım faaliyetinde bulunmamalıdırlar. Müdahale etmek isteyen kişiye ilk yardım bilgisi olup olmadığı sorulmalı. Halk tarafından yapılacak yanlış işlemlere karşı hasta mutlaka korunmalıdır. En önemlisi ilk yardım yapmayı en kısa sürede ilk yardım kurslarından mutlaka öğrenmelidirler.

 

Halkın ilk yardım farkındalığını artırmak ve kişilere ilk yardım öğrenmeye teşvik etmek amacıyla neler yapılabilir?

İlk yardımın doğru bilinmesi hastaların hayatta kalma şansı artacağı gibi 112 ekiplerinin üstlerine düşen sorumluluğu bir nebze de olsa azaltmış oluyor. Örneğin geçenlerde medyada gördüğüm bir vakada hasta düğünde kalp krizi geçirip yere yığılıyor ve hiç kimse bir şey yapamıyor. Oysa birisi CPR bilseydi, 112 ekibi gelmeden kalp masajı, suni solunum başlatabilseydi o hastanın hayatta kalma şansı artacaktı. Ya da 112 ekibi geldiği zaman uğraşması gereken durum biraz daha basitleşecekti. O yüzden hiçbir şey yapmamak da bir sıkıntı. Bunun temelinde yatan problem de kişilerin bu konuda kendisinin yetişmiş hissetmemesi oluyor. Bu yüzden öncelikle MEB’in müfredatında ilk yardım dersi sadece ortaokulda, lisede değil, anaokulundan itibaren olmalı ve bu çocuklara öğretilmeli. Pek çok Avrupa Birliği ülkesinde ve Kuzey Amerika ülkelerinde böyle. Buna ilaveten, kesinlikle ve kesinlikle sosyal medyada ilk yardımın önemi paylaşılmalı, kamu spotları oluşturulmalı. Çünkü ilk yardımda insanın hayatını biz kurtarıyoruz. Yani ambulans ekipleri gelene kadar geçen süre 15-20 dakikayı aştığı durumlar olabiliyor. Özellikle afet acil durumlarda saatleri bile bulabiliyor. Bununla ilgili yapılan projeler de var aslında. Mesela herkes için acil sağlık derneği diye bir dernek var. Onlar bildiğim kadarıyla eğitim öğretim yılı boyunca her pazartesi akşamları online eğitim yapıyorlar. Zorunlu bir şekilde insanların CPR yeteneklerinde ölçerek sertifika veriyorlar. Bu tür eğitimler arttırılabilir. 112’nin ne zaman aranması gerektiğini öğrenmemiz lazım halk olarak. Çünkü biz her bayılana, her karnı ağrıyana her başı ağrıyana ya da her midesi ağrıyana ilk yardım hattını arayan bir ülkeyiz. Oysa ilk yardımcı sayımız artarsa eğer 112’yi arama sıklığımız azalır ve böylece bu ekiplerin bizlere ulaşma süreleri de kısadır. Bu nedenle yapılan projelerin sayısı arttırılmalı, ‘Acil Komşum Projesi’ diye bir proje var. Bunun amacı her apartmanda en azından bir komşunun ilk yardımcı olması. Bu tür projeler yaygınlaştırılabilir. Dediğimiz gibi anaokulundan itibaren ilk yardım dersleri verilebilir. Öğrencilere, öğretmenlere ve aslında tüm çalışanlara ilk yardım eğitimleri verilmeli. Çünkü üstüne basa basa söylüyorum, ilk yardımcı olmadığı zaman 112 ekibinin yapabileceği şeyler kısıtlı kalıyor. Bu nedenle hastanın hayatta kalma şansını arttırmak için ilk yardımcı sayısını arttırmak zorundayız. Bunlar son derece önemli.

 

Son olarak bu yılın ilk yardım teması hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?

Bu seneki Dünya İlk Yardım Günü temamız “Dijital Dünyada İlk Yardım” olarak belirlendi “Herkese, Her Yerde Her Zaman Ulaşın" mesajı ile dijital platformlarda ilk yardıma ulaşılabilir olmasını hedefliyor. Gelişen medya sektöründe dijital ortamlar birçok konuda hayatımızı kolaylaştırıyor. İlk yardımın elektronik ortama da kaymasıyla birlikte ilk yardım gerektiren acil durumlarda daha erken müdahale sağlanabiliyor. Ülkemizde de bununla ilgili yürütülen pek çok çalışma var aslında. Mesela AFAD'ın afetlerde ilk yardımla ilgili bir uygulaması var. Halk Eğitim merkezleri, bilişim ağı diye bir sistem var. Buradan online eğitim alabiliyorsunuz. Bunlar size yapabileceğiniz ilk yardım konusunda eğitim veriyor. Onun dışında telefonlara indirilebilen çeşitli aplikasyonlar var. Hatta o aplikasyonlar gerçekten o kadar akıllılar ki ülke değiştirdiğiniz zaman, 112’yi tuşladığınızda o ülkenin acil ilk yardım hattına yönlendiriliyorsunuz. Örneğin bir Amerika ülkesine gittiğiniz zaman 911 numarasını direkt güncelliyor. Yani 112’yi aramıyor, 911’i arıyor. Onun dışında otomobillerde kaza sistemleri var. Mesela ıssız bir yolda kaza yaptınız ve sizin aracınızdan 112’ye konum atılıyor, çağrı bırakılıyor. Çünkü ilk yardım sadece kurtarma işlerini kapsamıyor, içerisinde kendini koruma, bildirme de var. Yani 112’nin aktif hale getirilmesi var. Ondan sonra kurtarma işlemleri başlıyor. O yüzden biz 112’nin aktive edilmesi işlemlerini de önemsiyoruz. Dijital dünyadaki ilk yardımın, ilk yardım farkındalığını ve ilk yardımdaki yetkinliği de arttıracağını düşünüyorum. Bu seneki tema oldukça güzel bir tema. Umarım bizim ülkemizde de bu tema çerçevesinde güzel işler, güzel planlamalar yapılabilir.

 

Muhabir: Zeynep Gümüş - (BHİ), Kameraman: Dilara Diktaş - (BHİ)

İLETİŞİM/ADRES

+90 (262) 303 10 43

+90 (262) 303 10 43

kouhalk@gmail.com, halk@kocaeli.edu.tr

Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesi

Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi

41001, İzmit/KOCAELi