Osmanlı Dönemi'nde müziğin, ruhsal ve fiziksel iyileştirici etkilerinin olduğu biliniyor ve bu ezgiler günün bazı dilimlerinde hastalara dinletiliyordu. Tarihi oldukça eskiye dayanan "Müzikle Tedavi" yöntemi, birçok hastalığın tedavisinde kullanılıp olumlu sonuçlar alınmıştır. Öyle ki yapılan araştırmalar müzik sayesinde otizm hastalarının iletişim becerilerinin geliştiğini de gözler önüne sermiştir.

Orta Çağ'da batılı ülkelerde akıl hastaları, ruhlarına şeytan girdiği gerekçesiyle insanlık dışı işkencelere maruz bırakılırken Türk-İslam tarihinde inşa edilen külliyelerde ise müzikle tedavi ediliyordu. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Öğr. Gör. Didem Albekoğlu, müziğin insan sağlığı açısından önemine değinerek müzikle tedavi yönteminin olumlu etkilerinden söz etti.

"Müzik, tarih boyunca insanları bir arada tutmayı sağladı"
Müziğin hem bireysel olarak hem de toplumsal olarak etkileme gücüne sahip olduğunu belirten Albekoğlu, "Müzik, özellikle kitlesel anlamda toplumları harekete geçirme ve bir arada tutma potansiyeline sahip. İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde dualarda, dini ritüellerde, doğumlarda, ölümlerde müziksiz törene rastlamıyoruz. Bu da bize insanların diğer dünya ile bağlantı kurmak için müziğe önem gösterdiğini söylüyor." dedi.

Kocaeli Üniversitesi
basın ve halkla ilişkiler
iletişim
bilgi edinme birimi
fotoğraf
grafik/tasarım
halkla ilişkiler ve tanıtım
E-GAZETE
Haber Merkezi
Kadim Gelenek: Müzikle Manevi Tedavi
"Osmanlı Dönemi'nde birçok hastalık müzikle tedavi ediliyordu"
Müzikle tedavi yöntemi tarihinin çok eskiye dayandığını söyleyen Albekoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Müziğin bu kadar etkili olmasında filozofların ortak görüşü şu: müziğin soyut olması. Bu sebeple müziğin mistik bir güç olarak görülmesi her dönemde karşımıza çıkmıştır. Bu mistik gücün insan sağlığını olumlu yönde etkilediğine dair bilgiler de çok eski dönemlere dayanıyor. Tarihe baktığımızda müzikle tedavi yönteminin Osmanlı döneminde altın çağını yaşadığı biliniyor. Orta Çağ'da batılı ülkelerde akıl hastaları, ruhlarına şeytan girdi diye işkence görürken Sultan II. Bayezit, Edirne'de inşa ettirdiği külliyenin akıl hastanesi bölümünde hastaları müzikle tedavi ettiriyordu."

"Biraz daha geçmişe gidecek olursak İbn-i Sinâ, Râzi, Farâbi gibi Türk bilginlerinin müzikle tedavi konusunda öncü olduğunu ve günümüz modern tıbbına ışık tuttuğunu söyleyebiliriz. Örneğin ünlü filozof ve bilim insanı Farabi; 'Rast' makamının insana sefa, 'Zirgüle' makamının uyku, 'Saba' makamının ise cesaret ve kuvvet verdiğini belirtmiştir. Sadece bu örnekler bile müziğin insan sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunun göstergesidir."

"Otizmli çocuklar, müzik sayesinde iletişim becerilerini geliştiriyor"
İnsan ruhunun sağlıklı olması halinde beden sağlığının da iyileşeceğini belirten Albekoğlu, "Örneğin çocuk gelişiminde müziğin ne kadar önemli rol oynadığıyla ilgili araştırmalar var. Bu noktada otizmli çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda ciddi sonuçlara ulaşıldı. Çevresiyle hiç iletişim kurmayan çocukların müzik sayesinde insanlarla daha rahat konuşabildiği belirlendi. Bu anlamda müziğin hem ruh sağlığına hem de fiziksel sağlığa katkıda bulunduğunu söylemek uygun olacaktır." diye konuştu.

Eski Türk Devletlerinde Müzikle Tedavi Nasıl Yapılırdı?
Türklerde müziğin tedavi amaçlı kullanımı hem İslamiyet öncesi hem de İslamiyet sonrası dönemde sürdürülmüştür. Türklerde ise ilk ciddi müzikle tedavi çalışmaları Selçuklularda ve Osmanlılarda uygulanmıştır. Selçuklu ve Osmanlı döneminde akıl hastalıklarında kullanılan müzikle tedavinin uygulanması için gerekli akustiği sağlayacak şekilde hastaneler-darüşşifalar yapılmıştır.

Eski Türk hekimleri; korku, heyecan ve bunalım yaşayanların nabızlarındaki değişim ve bu değişimin neden olduğu huzursuzluk için hastalarına çeşitli melodileri dinletirler, bu sırada nabızlarını kontrol ederek hastaya en uygun melodiyi bulurlardı. Selçuklu Dönemi'nde yapılan Nureddin Hastanesi (1154), Kayseri Gevher Nesibe Tıp Medresesi ve Maristanı (1206), Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (1228-9), Amasya Darüşşifası (1308) ile Osmanlılar Dönemi'nde yapılan Fatih Darüşşifası, Edirne II. Bayezid Darüşşifası (1488) ve Süleymaniye Darüşşifası (1557) müzikle tedavi yönteminin uygulandığı hastanelerden bazılarıdır.

Haber: Helin Kaya (BHİ)