Kocaeli Üniversitesi
basın ve halkla ilişkiler
iletişim
bilgi edinme birimi
fotoğraf
grafik/tasarım
halkla ilişkiler ve tanıtım
E-GAZETE
Haber Merkezi
Güne Bakış'ta "Göğüs Hastalıkları ve Valf Tedavisi" hakkında konuşuldu. Helin Kaya ve İsa Güner'in sunduğu Güne Bakış programına bugün Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Ilgazlı konuk oldu.

Prof. Dr. Ilgazlı, konuşmasına göğüs hastalıklarının tanımından ve çeşitlerinden bahsederek başladı. Ilgazlı, "Göğüs kafesimizin içinde olan iki akciğerin arasına kalp yerleşiyor. Akciğeri, akciğeri saran zar ve göğüs kafesini ilgilendiren tüm hastalıklar bizim ilgi alanımıza giriyor. Örnek verirsek akciğer tüberkülozu dediğimiz verem, akciğer kanseri, astım ve KOAH gibi birçok hastalık bizim ilgi alanımıza giriyor" dedi.

"Akciğer Sağlığınız İçin Sigara ve Soğuktan Uzak Durun"
Göğüs hastalıklarının belirtilerine değinen Ahmet Hamdi Ilgazlı, her hastalığın kendine özgü belirtileri olabileceğini öksürüğün de göğüs hastalılarının en temel belirtisi olduğunu söylerken solunum zorluğu, balgam çıkarma gibi belirtilerle karşılaştıklarında hastanın muayene edilerek tedavi sürecinin başladığını kaydetti.

Prof. Dr. Ilgazlı, göğüs hastalıklarını tedavi yöntemlerine değinerek, "Her hastalığın kendi içinde bir tedavisi var. Örneğin zatürre veya akciğer iltihabında 5 günlük tedavi süresi yetebilirken yine bir enfeksiyon hastalığı olan verem de en az 6 ay tedavi yapmak gerekiyor. Astım ile KOAH gibi hastalıklarda ise ömür boyu tedavi ve takip yapmak zorunda kalabiliyoruz. Bu nedenle bazı hastalıkları tamamen tedavi edebiliyoruz bazı hastalıkları da kontrol altına alabiliyoruz. Gelişimsel tedavi yöntemleri gibi özellikle son zamanlarda daha da fazla görebileceğimiz şekilde çok farklı yöntemlerde var" ifadelerini kullandı.

KOAH hastalığının belirtilerine ve tedavi yöntemlerine de değinen Ilgazlı, "KOAH hastalığı sigara başta olmak üzere zararlı alerjenlere, hava koşullarına bağlı olmak üzere akciğerlerde anormal iltihabi bir yanıtın olmasıdır. Bu yanıtın olmasıyla hava yolları daralmaya başlar. İnsanalar bayır çıkarken daha sonraları ise düz yolda yürürken bile nefes darlığı çekmeye başlar. Ayrıca KOAH'ın ilerleyici bir hastalık olduğunu da belirtmek gerek" dedi.

Prof. Dr. Ilgazlı, Valf tedavisine de değinerek "KOAH'ta ilaç tedavisi, oksijen tedavisi gibi tedavilerin yanıtsız kaldığı durumlarda 1950'li yıllardan itibaren farklı yöntemler geliştirildi. Valf tedavisi ilk çıktığı zamanlarda 3 kişiye uygulayabildim. Daha sonra devlet bu tedavinin masraflarını karşılamayı bıraktı ve bunun altını çizmekte fayda var. Yani hasta valf tedavisi ücretini cebinden ödemek zorunda. Valf tedavisinin amacı akciğerde şiş olan bölgeyi söndürmek. Akciğerlere hava girdiğinde valfin olduğu bölgeye hava girmiyor. Ancak akciğerin inip kalkmasıyla içerdeki havayı boşaltıyor. Böylece valfli bölge küçülüyor diğer bölgelerde oluşan rahatlama ile hastanın yaşam kalitesi artıyor, nefes darlığı azalıyor. Fakat bu yöntem biraz pahalı bir yöntem. Fazlaca kullanılmaya başlanınca maliyeti nedeniyle devlet tarafından ödemeleri kaldırılıyor. Biz şu ana kadar 6 kişiye uygulayabildik. %100 başarı sağladık. Tabi bu kişiler seçilmiş hastalardı. Eğer akciğerde valfli bölgeyle diğer bölgeler arasında hava geçişi olursa bu tedavi işe yaramaz ve başarısız olur" şeklinde konuştu.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Ilgazlı, vatandaşların akciğer sağlığı için sigaradan uzak durması, soğuk havalarda iyi giyinmesini ve aşılarını eksiksiz olarak yaptırması gerektiğini sözlerine ekledi.


Haber: Fatih OSMA (Radyo K.İ.)
Fotoğraf: Serkan ÇETİNEL (Radyo K.İ.)